Jean-Hans Arp ve Raslantısallık – Jean-Hans Arp and Randomness

dada

Giriş:  Dadaizm ve Yaşanan Dönemin Koşulları

Birinci Dünya Savaşı’nda sayısız insanın ölmesiyle; akla ve mantığa olan güven sarsılmış, insanlarda var olan değer yargılarını tekrar sorgulamaya yöneltmişti. Dada tam da böyle bir zamanda doğuvermişti. Dadaizm, savaştan kalan acılara ve zulümlere karşı bir protesto olarak doğmuştu. Dadaizm; bireyi merkeze almış ve akla dayalı düzenden kurtarmak istemiştir. Sanatta her türlü geleneksel anlayışa karşı çıkmış, sözcükleri bilinen anlamlarından çıkarmış ve estetik kuralları yok sayarak akıl dışılığı, kuralsızlığı ve sürekli değişikliği benimsemiştir. (Bilgin, 2012)Bu durumu Hans Arp şu şekilde ifade etmiştir:

Dada güzel sanatlarda büyük bir atak yaptı. Sanatı, insan vücudunun iç organlarının bir açılımı olarak ilan etti; Milo Venüsü’ne lavman tatbik etti; çıngıraklı yılanlara binlerce yıldan beri süregelen boğuşmalara son vererek “ Laccon ve Oğulları”nı rahata kavuşturdu. Anlamsızlığın reklamını yapmak için olumlu ve olumsuzu fethetti. Umursamazlığa erişebilmek için yıkıcı oldu. (Genç, 1983, s. 86) 2014, s. 10) 2014, s. 10)

Dada, Zürih’le karnavallaşmaya başlamış, Berlin’de medya kültürüyle tanışmış, Köhn Dada’ da mikro kozmik bir algılamayla fantastik ve biyoteknik bir boyut kazanmıştır. Hannover’de nostaljik formlara ulaşmış ve bunları değişik boyutlarda değerlendirmiştir. New York’ta modern temellere dönüşmüş, insan psikolojisinin değişik yorumlarına yönelmiştir. Paris’te ise daha edebi ve tiyatral boyutlarla tanışmıştır. Dada, adeta üstünlüğü ele geçiren savaş sonrası Paris kültürünün bir parçası olmayı başarmıştır. (Eroğlu, 2014, s. 7)

Hans / Jean Arp ve Dadaizm İçindeki Yeri ve Önemi

Zürih Dadacıları içinde yer alan ve enternasyonal bir kimliğe sahip olan Hans/Jean Arp, ressam, heykeltıraş ve şairdir. Arp’ın annesi Fransız, babası ise Alman’dır. Fransa’nın Alsace Lorraine’i Prusya’ya vermek zorunda kaldığı savaştan sonra doğduğundan, önce Hans ismini almış. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra Alsace Fransa’ya iade edilince, yetkililer isminin Jean olmasına karar vermişler. Arp da, Almanca konuştuğu zaman Hans, Fransızca konuştuğu zaman Jean ismini kullanmış.

Resim 1: (Arp, Sophie Taeuber Galeri Dada'nın açılış gecesinde, Hans Arp'ın hazırladığı kostümlerle dans ederken, 1916)

 

 

Resim 2: (Cabaret Voltaire binası, 1916)

 

Arp sanat hayatına 1904’ te yayınladığı şiirlerle başlamıştır. 1908’de Academie Julian ‘a kaydolmuş. 1915’te Alman ordusuna asker yazılmaktan kurtulmak için Zürih’e gitmiş. Burada sonralarda evlenecek olduğu ve beraber çalışacak olduğu Sophie Taeuber’le tanışmıştır. İkili, Cabaret Voltaire[1]’in döneme etki yapan önemli parçaları haline gelmiştir(Resim 2). Hugo Ball, Dada Günlükleri[2]’nde, bir şiirini okurken Sophie Taeuber’in Arp tarafından yapılmış bir maskeyle icra ettiği “soyut bir dansı” anlatmıştır(Resim 1). Arp da, Sophie Taeuber’le birlikte kumaş ve kâğıt kullanarak yaptıkları kompozisyon deneylerini “ruhsal bir arınma” süreci olan bu ortak çalışmalarda “saf resmi” keşfettiklerini anlatmıştır. Zürih’e gitmeden önce Paris’teki Avangart çevre içinde Duchamp’la yakınlığı olan Arp, kolajı rastlantısal kompozisyon ve hazır-nesne gibi yöntemlerle birleştirmiştir ve “insan bencilliğinin reddi” diye tarif ettiği eserleri, onu Dada hareketi içinde öncü bir figür haline getirmiştir. (Dada ve Sürrealizmin Öncülerinden Jean Arp’ın Geç Dönem Eserleri, 2014)

Arp’ın Eserlerinde Rastlantısallığa Giden Süreç

Dadacılar, sanat yapıtında yaratıcılığın ne derecede önemli olduğunu sorgulayan ve bir hesaplaşma içerisine giren ilk sanat akımıdır. Bu yüzden eserlerde, geleneksel anlayıştan ve alışıla gelmiş kompozisyon kuramlarından uzak durmuşlardır ve bu anlayışı eleştirmişlerdir. Dadacılar, çalışmalarını rastlantı yasalarına göre düzenlemişlerdir ve bunu kendilerine ilke edinmişlerdir. Rastlantı sonucu elde edilmiş biçimlerin, sanatçı tarafından, daha sonraki çalışmalarında belirleyici bir öge olarak kullanılması yeni bir öge değildir. Fakat dadacılar rastlantısallığı en belirleyici öge olarak görmüşler ve aklın egemenliğinden çıkarmaya çalışmışlardır:

“ Kontrolü bilinçli olarak bırakma eğilimi, daha o yıllarda Marcel Duchamp’ın 1912 yılına kadar karşısına çıkan yeni anlatım yollarını, şiirsel ve çelişik doğrultularda geliştirmeye çalışan araştırıcı ve huzursuz bir ressamdı; 1913’te birer metre uzunluğunda üç iplik parçasını bir metre üzerinden bir tual üzerine atarak bu iplikleri, düştükleri düzensiz biçimde tual üzerine tutturdu ve sonuca “3 Standart Stopaj“ adını verdi.” (Genç, 1983, s. 115)

Resim 4: (Arp, İlk soyut çalışmalar, 1915)

Resim 3: (Arp, İnsan desenleri, 1913)

 

 

Resim 5: (Arp, Otomatik çizim, 1916)   

 

Arp’ın ilk yapıtları 1913’te Berlin’de der Sturm dergisinde yayımlanmıştır(Resim 3). Bunlar dalgalı çizgilerden oluşan insan desenleridir. 1915’te Zürich’te sergilediği ilk soyut yapıtlarında ise köşeli çizgiler egemendir(Resim 4). Daha sonra Sophie Taeuber ile birlikte anonim sanat eserleri yapmıştır. Bunlar genellikle ser­best çizgilerden oluşan desenlerdir, resimsel öğelerin birbirinden ayrıştırılıp sonra rastlantıya bağlı olarak yeniden düzenlenmiştir(Resim 5). Sonra Arp soyut çizgilerden vazgeçerek yapıtlarında rasgele bulunmuş, kırık dökük, eski nesneleri kullanmaya yönelmiş, bu değişiklik onu Dadaizm’e yöneltmiştir. 1917’den sonra geometrik yalınlığa önem vererek kolajlar ve tahta kabartma dizileri yapmıştır. Bu çalışmamalar Arp’ı heykel sanatına yaklaştırıyordu (Turani, 1992, s. 602). 1918’de Sophie Taeuber ile geometrik biçim­lerden oluşan büyük boyutlu kolajlar yapmıştır. 1920’de Dada etkinlikleri içinde aynı türde Fatagaga dizisini üretmiştir.

                            

Resim 6: (Arp, Papiers Deschires                           Resim 7: (Arp, Papiers Tardus

(Yırtılmış Kâğıtlar) dizisinden, 1933)                        (Buruşturulmuş Kâğıtlar) dizisinden, 1943)

Abstraction- Creation [3] döneminde ise iplik parçalar ve yırtık kâğıtlardan Papiers Deschires (Yırtılmış Kâğıtlar) (Resim 6), 1943’te de Papiers Tordus (Buruşturulmuş Kâğıtlar) (Resim 7) dizilerini gerçekleştirmiştir. (Büyüm, 1983, s. 444-445)

Hans / Jean Arp’ın Eserlerinin Rastlantısallık yönünden incelenmesi

Hans Arp, objeleri rastlantı yasalarına göre düzenlemiş ve çeşit çeşit renkli kâğıtları birbirine yapıştırarak resimler yapmıştır. Romanyalı şair Tristan Tazara da kâğıtlara sözcükler yazarak şapkanın içine atmış ve kâğıtları tek tek çekerek şiirler yazmıştır. (Turani, 1992, s. 602)

Hans Arp’ın şans faktörünü kullanmaya başlaması ilginç bir rastlantıyla olmuştur. Bir gün hoşuna gitmeyen bir desen yapan Arp sinirinden bunu yırtmış, parçalara ayırmış ve atölyesinde havaya atmıştır. Daha sonra yere yan yana düşmüş kâğıt parçacıklarının oluşturduğu yeni biçimler, birden çok ilgisini çekti. Bütün vermeye çalıştığı ifade şans eseri elinin ve sağa sola saçılan kâğıt parçalarının sayesinde gerçekleşivermiştir. Bu şans öğesinin varlığını hemen kabul eden Arp, Kâğıtları alıp yapıştırmış ve daha sonra bu tip çalışmalar yapmaya devam etmiştir. Böylece ortaya çıkan şans faktörü; Dada’nın ukala, herkese meydan okuyan, provakatör,  başkaldırıcı kanatlanıp uçmaya kalkan tavrına eklenmiştir. “Şans bizim müseccel markamız oluverdi” demektedir Hans Richter, onu bir pergel gibi takip ettik” demiştir. Sonrasında Dada içerisinde rastlantısallık çok rağbet gören bir konuma gelmiştir. (Ercan, 1997, s. 51)

Bu yapıtlarda rastgele serpiştirilen kâğıt parçaları düştükleri yere sabitlenmiştir. Hatta sanatçılar daha da ileri giderek, rastlantı yasalarına göre oluştuğunu da söylemiştir. Böylece Dada’nın şiirle gerçekleştiremeyeceği bir konu olan rastlantısallığın meseleyi şiirden görsel sanatlara nasıl kaydırdığını anlamış oluyoruz.  Mondrian’ı andıran bu çalışmalarda da Arp’ın farkı, buradaki kompozisyonlarda tasarım elemanlarının tesadüfi yerleştirilmesine olanak tanınmış olmasıdır.

Elemanların yüzeye tepeden bırakılmış gibi yerleştirilmesi-yapıştırılması konuları önemlidir. Yine de her ne olursa olsun buradaki büyük kontrol mekanizması görmezden gelinemez.  Bir başka aynı türden çalışmasında sallantılı bir inşayı ele aldığını gördüğümüzde, formları bir düzen ve kontrol içinde ele aldığı kadar kendi kurumunu ve yıkımını bir arada türlü işler üzerinde değerlendiren bir Hans Arp’ın karşımızda durduğunu görüyoruz. (Eroğlu, 2014, s. 40)

Kolajın Picasso ve Braque tarafından icat edilmesine rağmen onu geliştirenler ve günümüz anlamında biçim kazandıranlar dadaistlerdir; özellikle de Arp, Hausmann ve Schwitters’dır. Kolaj, izleri Dada'ya uzanır ve birçok psikolojik ve estetik öğe barındırır. Yapıştırmalardan kaynaklanan görünüşlerindeki ilkellikleri; kırmızı, sarı, mavi gibi temel renkleri kullanmaya yatkınlıkları; kâğıt, tel, mantar gibi malzemeleri katarak sağladıkları yeni mekân kavrayışı, tamamıyla dadacı ifadelerdir. Dadacılar kolaja ironiyi kazandırmışlardır. (Huelsenbeck, 2016)

Resim 8: (Taeuber & Arp ,Duo-Collage (Çifte-Kolaj), 1916)

Resim 9: (Hans Arp, Rastgelelik Kuralına Göre Düzenlenmiş Kolaj,1917)

Resim 10: (Hans Arp,Serbest Düşey-Yatay Ritimler,1919)

 

 

 

Hans/Jean Arp “Rastlantı Yasası” nı oluştururken (ki bazen biçimi fon üzerine bırakıp sonucu incelemiştir) ortaya koyduğu çalışmalarda çok dikkatli titiz davranmıştır. (Genç, 1983, s. 254-255) Çifte-kolajlar, yatay ve dikey çizgilerin oluşturduğu dik açılı bir düzene göre yerleştirilmiş, ayrı renk ve dokuda dörtgen kâğıt parçalarından oluşur(Resim 8). Ama bazen dörtgenler bu düzen içinde farklılaşırlar. Sonraları Arp yırtarak yine dörtgeni andıran formlara soktuğu kâğıtları elinden tuval üzerine bırakıp, ardından yerleriyle hafifçe oynayarak “Rastgelelik Kuralına Göre Düzenlenmiş Kolaj”lar yapmaya girişmiştir(Resim 9). Alttan alta hâlâ dik açılı rasyonel bir düzeninin varlığı sezilir ama dörtgenler adeta zapturapta alınmaya karşı koyarlar; sanki raptedilmemiş gibi, yüzeyin üzerinde gezinirler. Taeuber ve Arp birlikte karelajın sınırlayıcı düzeniyle rastlantının gelişigüzelliği arasında gidip gelen bir görsel dil geliştirmişlerdir(Resim 10). Arp’a göre ürettikleri kolajlar savaştan sorumlu tuttuğu çürümüş rasyonaliteye karşı, “kardeşlerimizin ellerini bize hizmet etmek yerine düşmanın elleri haline getiren… insanoğluna özgü egoizmin inkarını temsil ediyordu.” demiştir. (Sophie Taeuber ve Hans Arp’ın Soyutlamaları, 2017)

 

 

 

SONUÇ

Dadaizm Birinci Dünya Savaşı etkisiyle doğmuş bir anti-sanat akımıdır. Dadaizm sanatçıları aklın ve mantığın birer sonucu olarak kabul ettikleri Birinci Dünya Savaşı’ nı protesto etmek istemişlerdir. Bunun için o güne kadar gelmiş olan sanat anlayışını eleştirmişler ve reddetmişlerdir. Bu yönüyle de Dadaizm, kendinden sonraki akımlar için Avangart bir yapıdadır. Dadaizm kısa bir süre içerisinde birçok ülkeye yayılmış ve farklı ülkelerde farklı boyutlar kazanmıştır.

Dadaizm, Zürih Dadacılarından olan Hans Arp, kısa sürede Dadaimz’in kuruluş sürecinde önemli olan Cabaret Voltaire’nin değerli bir parçası olmuştur. Bu dönem içerisinde rastlantısal kolajlar yapmıştır ve rastlantısal kompozisyonu hazır-nesne yöntemiyle birleştirmiştir. Rastlantısallık Dadaizm’den önce de denenmiş bir yöntemdir. Bunu Marcel Duchamp’ın “3 Standart Stopaj” adlı eserinden anlıyoruz.

Arp hayatı boyunca çeşitli eserler üretmiştir. Arp’ı Dadaizm’e bağlayan eserleri ise çalışmalarındaki soyutlamalardan koparak kırık dökük rastgele çizgiler kullanmaya başlamasıdır.

Dadaizm’in çıkış noktası edebiyattır. Fakat Arp’ın da yaptığı gibi kâğıt parçalarını ve çizgileri kendi haline bırakarak oluşturduğu eserlerle Dadaizm görsel sanatlarda kendine yer bulur.

Kolaj çalışması, günümüz anlamını kazanmasında Dadaistlerin etkisi büyüktür. Arp’ın ise burada önemli bir yeri vardır. Arp kolaj çalışmalarına hazır nesneler de ekleyerek kolaja yeni bir anlam kazandırmıştır. Bu yeni anlatışta kullandığı rastlantısal düzenlemelerle de yeni kolaj anlayışı dada tavrına eklenmiştir. Arp savaştan sorumlu gördüğü rasyonalistlere karşı çıkmıştır ve aklın ve mantığın egemenliğinin insanoğlunu getirdiği duruma karşı tavrını ortaya kayarak eserler üretmiştir.

Hans Arp ise ;  “Sosyal Estetikten Zamanla Daha Fazla Uzaklaştım” adlı yazısında Dadaizmi şu şekilde özetlemiştir:

Biz, dadanın büyük davulunu bütün nefesimizle üflüyoruz. Dada için felsefe, kullanılmış eski bir diş fırçasından daha değerli değildir. Dada felsefe zırvalıklarını dünyanın liderlerine bırakır. Dada, erdemin resmi sözlüğünün iğrenç entrikalarını ve burjuva kurumlarının savaş çığırtkanlıklarını kınar. Dada, saçma olan için vardır, ki bu saçmalık, anlamsızlık anlamına gelmez. Dada doğa gibi saçma ve akla aykırıdır. Böylece anlaşılmalıdır ki dada; doğadan yana ve sanatın karşısındadır. Demiştir Arp. (Yurttakal, 2012)

Araştırmacı: Medet Ferhat BOZCA (Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi)

Kaynakça

  • Bilgin, B. (2012, 01 03). 12 09, 2017 tarihinde https://groups.google.com/forum/#!topic/ege_oo_0809/0aZxzREKCTw adresinden alındı
  • Bostancı, M. (2013, 9 18). Dada'nın Rumen ve Yidiş Kültüründeki Kökleri. 12 11, 2017 tarihinde Soul and Spirit: http://meralbostanci.blogspot.com.tr/2013/10/dadann-rumen-ve-yidis-kulturundeki.html adresinden alındı
  • Büyüm, N. (1983). Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi (Cilt 8). İstanbul: Anadolu Yayıncılık.
  • Cabaret Voltaire binası. Voltaire Cabaret: Dada, İsviçre'deki en tarihi cafe. Diario Del Viajero, Zürih.
  • Demirkol, C. V. (2008). Batı Sanatında Modernizm ve Postmodernizm. İstanbul, Şişli: Doğa Basın Yayın.
  • E- Skop. (2017, 7 16). 12 11, 2017 tarihinde Sanat Tarihi ve Eleştiri: http://www.e-skop.com/skopbulten/dadanin-100-yili-sophie-taeuber-ve-hans-arpin-soyutlamalari/3438 adresinden alındı
  • Ercan, M. (1997). Dada ve Günümüze Etkileri. Eskişehir, Türkiye.
  • Eroğlu, Ö. (2014). İstanbul, Türkiye: Tekhne Yayınları.
  • E-Skop. (2014, 1 17). 12 9, 2017 tarihinde Sanat tarihi eleştiri: http://www.e-skop.com/skopbulten/dada-ve-surrealizmin-onculerinden-jean-arpin-gec-donem-eserleri/1751 adresinden alındı
  • Farthıng, S. (2012). Sanatın tüm öyküsü. (G. ALDOĞAN, & F. C. ÇULCU, Çev.) İstanbul: Hayal Perest Yayınevi.
  • Genç, A. (1983). Antropi ve nedensellik açısından dadacı sanat hareketlerinin çözümlenmesine ilişkin bir yöntem araştırması. İzmir, Türkiye: Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü.
  • Hourtıcq, L. (1958). Sanatın Öyküsü. (B. Toprak, Çev.) Güzel Sanatlar Akademisi Yayınları.
  • Huelsenbeck, R. (2016, 11 18). E-Skop. (A. Artun, Düzenleyen) 12 22, 2017 tarihinde Sanat Tarihi ve Eleştiri: http://www.e-skop.com/skopbulten/dadanin-100-yili-dada-merz-catismasi/3165 adresinden alındı
  • Turani, A. (1992). Dünya Sanat Tarihi. İstanbul: Remzi Kitapevi.
  • Yurttakal, A. (2012, 1 28). 12 22, 2017 tarihinde Görsel Günük: http://aliyurttakal.blogspot.com.tr/2012/01/dadaizm.html adresinden alındı

Görsel Kaynaklar

Resim 1.    Arp, H. Sophie Taeuber Galeri Dada'nın açılış gecesinde, Hans Arp'ın hzırladığı kostümlerle dans ederken. Dada Dansçıları. Sophie Taeuber-Arp Vakfı Koleksiyonu, zürih.

Resim 2.    Arp, H. Sophie Taeuber Galeri Dada'nın açılış gecesinde, Hans Arp'ın hazırladığı kostümlerle dans ederken. Dada Dance: Sophie Taeuber’s Visceral Abstraction. Art Journal Open, Zürih.

Resim 3.    Arp, H. İnsan desenleri. Halbmonatsschrıft Für Kultur Und Dıe Künste. Der Sturm, Berlin-Paris.

Resim 4.    Arp, H. İlk soyut çalışmalar. Schwitters Miró Arp. Hauser& Wirth, Zürih.

Resim 5.    Arp, H. Otomatik çizim. Dada Hareketi. Dadart, Zürih.

Resim 6.    Arp, H. Papiers Deschires(Yırtılmış Kağıtlar)dizisinden. Past Auction. Artnet.

Resim 7.    Arp, H. Papiers Tardus(Buruşturulmuş Kağıtlar)dizisinden. Jean Arp. Art Experts, Zürih.

Resim 8.    Taeuber, S., & Arp, H. Duo-Collage (Çifte- Kolaj). E-Skop, Zürih.

Resim 9.    Taeuber, S., & Arp, H. Rastlantısallık Yasalarına Göre Düzenlenmiş Kolaj. E-Skop, Zürih.

Resim 10.    Taeuber, S., & Arp, H. Serbest Düşey-Yatay Ritimler. E-Skop, Zürih.

 

 

[1] Cabaret Voltaire:  Zürih İsviçre'deki kabaredir. Hugo Ball, Tristan Tzara, Jean/ Hans Arp, Richard Huelsenbeck ve Marchel Jango tarafından 5 Şubat 1916'da politik ve sanatsal maksatla kabare olarak kurulmuştur. Yine Hugo Ball, Hans Arp, Richard Hulsenbeck ve Marcel jango’nun da içinde bulunduğu bir toplantı esnasında Tristan Tzara’nın “Larausse” sözcüğünden rastlantı sonucu bulunan “Dada” yı ilan etmiştir ve bu akım 1915 yılında Raoul Hausman tarafından ortaya konmuştur. (Genç, 1983, s. 68)

[2] Dada Günlükleri: Hugo Ball’ın (1886-1927) seçme anılarından oluşan günlüğü (Zamandan Kaçış: Bir Dada Günlüğü/ Flight Out of TimeA Dada Diary), Dada akımının kökenlerine ilişkin önemli bir belge niteliğindedir. (Bostancı, 2013)

[3] Abstraction Creation " (soyutlama yaratma ): 1 9 3 1 yılında Herbin ( 1 882-

1 960) ve V. Gildewart (1 8 99-1 962) tarafından kurulan topluluk 1 932-1 936 yılları

arasında 5 sayı sanat dergisi ve Paris'te, Wagram sokağında süreli sergiler

düzenledi. (Demirkol, 2008, s. 68)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir